Holochain, kullanıcı otonomisini doğrudan mimarisi ve protokolleriyle entegre ederek dağıtık bir web ortamı sunar. Veri, yaşadığımız ve paylaştığımız deneyimleri hatırlamamızla ilgilidir. Bu verilerin depolanması ve işlenmesinin dağıtılması, koordinasyon ve etkileşim biçimimizi değiştirebilir. Dijital entegrasyon kullanıcı kontrolünde olduğunda, Holochain bizi seçimlerimiz ve bilgilerimiz üzerinde kurumsal kontrolden kurtarır.
Holochain, enerji verimli, post-blokchain muhasebe sistemi ve kullanıcılar arasında ajan merkezli anlaşma ve fikir birliği sistemlerini işleyen eşler arası ağ iletişimi kullanan, merkeziyetsiz uygulama platformudur.
Holochain, her cihazın kendi zincir temelli muhasebe sistemine sahip olmasına olanak sağlar. Geliştiriciler artık veri depolama ve aktarımında holografik model kullanarak ağ üzerinden çok boyutlu olarak ölçeklenebilen, gerçekten dağıtık uygulamalar yaratabilirler. Bu, ağdaki her cihazın bağımsız olarak işlev görmesini sağlar ve yalnızca kullanıcılarca gerekli olduğunda veya verilerin senkronize edilmesi konusunda anlaşma sağlandığında verilerin senkronizasyonunu gerektirir. Yani her kullanıcı kendi verilerinin kontrolünü elinde bulundurur ve verilerinin Facebook ve Cambridge Analytica olayında olduğu gibi üçüncü taraflara satılma veya maruz kalma riskiyle karşılaşmaz.
Holochain, geliştiricilere merkeziyetsiz uygulamalar geliştirmeleri için bir çerçeve sunar ve veri merkezli blok zincirlerden ajan merkezli bir sisteme paradigmayı değiştirmeyi hedefler. Holochain'in henüz gelişmekte olan sisteminde gerçek küresel fikir birliği sağlanmaz. Bunun yerine her ajan, kamu blok zincirinde sınırlı bir şekilde yönetilen ve saklanan dağıtılmış karma tablosuyla aslında özel bir çatallaştırma işlemi gerçekleştirir. Bu durum, ölçeklenebilirlik sınırlamalarının olmadığı ve Holochain üzerinde barındırılan DApps'lerin geleneksel blok zincirlerine kıyasla her şeyin neredeyse daha azıyla çok daha fazlasını yapabileceği anlamına gelir.
Ancak bu sistemde bazı doğuştan zayıflıklar vardır. Çünkü her blok zincirinin doğrulanması ağdaki her kullanıcı tarafından yapıldığından, ölçeklenebilirlik sorunları hızla gelişir. İşlenen veri miktarı ne kadar büyükse, blok zincirinde bir seferde gerçekleşebilecek işlem sınırı o kadar kısıtlayıcı olur. Holochain açık kaynak kodlu olup Go dilinde yazılmıştır. Kolay kullanımı ve C diline benzerliği nedeniyle Go dili seçilmiştir. Özellikle Holochain için yazılan DApps'ler, arayüz sistemleri için CSS, HTML ve JavaScript desteğiyle birlikte JavaScript veya Lisp ile geliştirilebilir.
Geliştiriciler ayrıca Holochain’in yeni dillerle çalıştırılmasında nispeten esnek olduğunu belirttiler, bu yüzden bu konuda büyümeye açık bir potansiyele sahip.
Holochain kendini geleneksel blok zincirlerine alternatif olarak çevre dostu olarak tanıtır. Çünkü her bireysel ajanın küresel blok zincirini saklama ve doğrulama zorunluluğu yoktur; Holochain sadece geleneksel zincirlerin yalnızca küçük bir kısmını veri trafiğini tüketir. Holochain’in bir madencilik bileşeni de yoktur, bu yüzden proof-of-work hesaplamalarında elektrik veya işlem gücü harcanmaz.
Arthur Brock ve Eric Harris-Braun, Holochain’in kurucuları ve Holochain’in yaratıcılarıdır. 1980'lerden beri alternatif para birimleri tasarlamaktadırlar ve Bitcoin beyaz kağıdı yazılırken Holu üzerinde çalışmalara başlamışlardır. Kullanıcıların, kurucuların ve geliştiricilerin teşviklerini korumak adına Holochain kar amacı gütmeyen bir vakıf tarafından sahiplenilmiştir. Şirketin danışma ekibinde ayrıca CodeAcademy'nin kurucu ortağı Ryan Bubinski de yer almaktadır. Haziran ayında Holochain, tüm ağ iletişimi, güvenlik ve anonimleştirme kodlarını uygulayan ve uygulamaların verilerini korumasını sağlayan Uyumlu Symbiyotik Platformu (ASP) Promether ile yeni bir stratejik iş birliği duyurmuştur.