İran ve İsrail arasındaki 33 günlük çatışma Çarşamba günü, her iki tarafın da önemli askeri saldırılar başlatmasıyla keskin bir şekilde tırmandı; bu sırada Trump yönetiminin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına bağlı özel ateşkes görüşmeleri başlattığı bildirildi.
İran Cumhurbaşkanlığı ofisi iletişim direktör yardımcısı sosyal medyada yaptığı açıklamada, "İran ulusal güvenliğini savunma konusundaki pozisyonlarını değiştirmeyecektir" diyerek ülkenin ABD ve İsrail'den gelen "fantezileri ve yalanları" görmezden geleceğini ekledi.
Bu söylem, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) "Gerçek Vaat-4" operasyonu kapsamında ABD ve İsrail hedeflerine karşı füze ve insansız hava araçları kullanarak 89. saldırı dalgasını gerçekleştirdiğini iddia etmesiyle geldi. Yanıt olarak İsrail ordusu, İran içindeki hedeflere yönelik büyük ölçekli bir hava saldırısı düzenlediğini duyurdu. ABD'nin çatışma başladığından bu yana 16 MQ-9 Reaper İHA kaybettiği bildirilirken, İran toplamda 150 İHA düşürdüğünü iddia ediyor.
Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji arzını kesintiye uğratma tehdidi taşıyan tırmanan askeri çatışma, piyasalarda önemli bir belirsizlik yaratıyor. Daha geniş bir çatışma petrol ve altın fiyatlarını yükseltebilirken, Başkan Trump'ın ele alması beklenen ateşkes müzakerelerindeki güvenilir ilerleme, küresel hisse senedi piyasalarında önemli bir risk iştahı (risk-on) rallisini tetikleyebilir.
Füze Ateşi Altında Diplomatik Manevralar
Çatışma şiddetlenirken diplomatik kanallar aktif görünüyordu. ABD'li yetkililere dayandırılan medya haberlerine göre, Başkan Trump, Başkan Yardımcısı Vance'e ateşkes şartlarını aracılar vasıtasıyla İran'a özel olarak iletmesi talimatını verdi. ABD askeri baskısının durdurulması için temel şart Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasıdır. İletilen mesajlar "sert" olarak nitelendirildi; ABD'nin sabrının tükenmekte olduğu ve bir anlaşma sağlanamazsa İran altyapısına yönelik saldırıların artacağı uyarısında bulunuldu.
Başkan Trump sosyal medyada, İran'ın yeni hükümetinin ateşkes talep ettiğini iddia etti; bu iddia İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Baghaei tarafından "yanlış ve temelsiz" olarak nitelendirilerek reddedildi. Trump'ın İran hakkındaki "önemli bir güncelleme" olarak adlandırdığı konuda bir ulusa sesleniş konuşması yapması bekleniyor ve burada ABD birliklerini çekmek için iki ila üç haftalık bir takvimi yinelemesi öngörülüyor.
İran Güç Gösteriyor, ABD'li Firmaları Uyarıyor
İran kamuoyu önünde meydan okuyan duruşunu sürdürdü. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, İslam Cumhuriyeti Günü konuşmasında, ulusun bağımsızlığını ve güvenliğini savunmak için halkına güveneceğini vurguladı. Devrim Muhafızları, İran'a karşı herhangi bir suikast operasyonu düzenlenmesi durumunda ABD'li "istihbarat şirketlerini" vuracağını belirterek doğrudan bir tehdit savurdu ve 18 belirli ABD'li şirkete yönelik uyarısını yineledi.
İranlı yetkililer ayrıca ABD Merkez Komutanlığı'nın sivil hedeflerden kaçınıldığı yönündeki iddialarını "saf yalan" olarak nitelendirerek şiddetle reddetti. Dini Liderin konutuna ve Minab'daki bir okula yapılan saldırıların doğrudan ABD ordusu tarafından gerçekleştirilen "terörist eylemler" olduğuna dair "tartışılmaz kanıtları" olduğunu ileri sürdüler.
Uluslararası Tepkiler Farklılaşıyor
Uluslararası toplum çatışma konusunda bölünmüş durumda. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov 1 Nisan'da yaptığı açıklamada, istenmesi halinde Moskova'nın arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu söyledi. Buna karşılık Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa'nın ABD-İsrail askeri saldırılarına "katılmadığını" ve kendisine önceden danışılmadığını belirtti.
İspanya Savunma Bakanı da ABD ve İsrail'in "dünya için hangi kuralların geçerli olduğuna karar veremeyeceğini" belirterek ülkesinin askeri harekatı desteklemeyi reddettiğini yineledi. Bu sırada İngiltere Başbakanı Starmer, dışişleri bakanının Hürmüz Boğazı üzerinden seyrüseferin yeniden sağlanmasını görüşmek üzere uluslararası bir konferansa ev sahipliği yapacağını duyurdu. Bölgede, BAE'nin İran vatandaşlarının ülkeye girişini veya transit geçişini yasakladığı bildirildi ve boğazı güç kullanarak kontrol altına almaya yönelik ABD öncülüğündeki bir çabaya yardım etmeye hazırlandığı söyleniyor.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.