Pentagon'un Polonya'ya yapılacak 4.000 askerlik sevkiyatını aniden iptal etmesi, Avrupa'daki ABD kuvvetlerinin önemli ölçüde azaltılmasını hızlandırarak NATO ittifakının temellerini sınıyor.
Pentagon'un Polonya'ya yapılacak 4.000 askerlik sevkiyatını aniden iptal etmesi, Avrupa'daki ABD kuvvetlerinin önemli ölçüde azaltılmasını hızlandırarak NATO ittifakının temellerini sınıyor.

Pentagon, 4.000'den fazla askerden oluşan bir zırhlı tugayın Polonya'ya konuşlandırılmasını aniden iptal etti; bu sürpriz hamle, Başkan Donald Trump'ın Avrupa'daki ABD askeri kuvvetlerini azaltma planını hızlandırıyor ve kıtadaki Amerikan asker seviyesini 2022 öncesi seviyelere çekiyor.
Polonya Milli Savunma Bakanı Władysław Kosiniak-Kamysz, bir sosyal medya paylaşımında "Polonya Silahlı Kuvvetleri'nin hızla gelişen yetenekleri ve ABD kuvvetlerinin Polonya'daki varlığı NATO'nun doğu kanadını güçlendiriyor" diyerek hamleyi hafifletmeye çalıştı.
İptal kararı, bazı ekipman ve personelin Avrupa yolunda olduğu ve halihazırda devam etmekte olan 1. Süvari Tümeni 2. Zırhlı Tugay Muharebe Timi'nin dokuz aylık rotasyonunu durduruyor. Karar, Almanya'dan 5.000 askerin çekileceğine dair son duyurunun ardından geldi ve Biden döneminde ülkeye uzun menzilli bir konvansiyonel füze taburu konuşlandırma planını tersine çeviriyor.
Bu hamle, Trump yönetiminin Avrupalı müttefiklerine kendi savunmaları için daha fazla sorumluluk almaları yönünde baskı yapma çabasının bir parçası olarak görülüyor; bu politika, Başkan'ın NATO üyelerinin savunma harcamalarına ve ABD-İran çatışmasına ilişkin tutumlarına yönelik eleştirileriyle vurgulanmıştı. Bu geri çekilme stratejisi, ABD güvenlik garantilerinin inandırıcılığı ve NATO'nun Rusya'ya karşı caydırıcılık duruşunun geleceği hakkında soru işaretleri uyandırıyor.
Tugayın sevkiyatını durdurma kararı Savunma Bakanı Pete Hegseth tarafından hızlandırıldı ve ABD askeri çevrelerinde birçok kişiyi şaşırttı. Bu, Trump yönetiminin müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi için gerekli olduğunu savunarak Avrupa'daki ABD duruşunu küçültmeye yönelik bir dizi hamlesinin sonuncusudur. Başkan Trump, Almanya'dan "5.000'den çok daha fazla" personel keseceklerini belirterek niyetini açıkça dile getirmiş ve İtalya ile İspanya'dan da benzer geri çekilmelerle tehdit etmişti.
Bu eylemler, Avrupalı liderlerin Beyaz Saray'ın İran ile savaşını yönetme biçimine yönelik eleştirilerinin ardından geniş çapta cezalandırıcı olarak görülüyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in İran'ın Amerika'yı "aşağıladığı" yönündeki yorumunun ardından gerginlik tırmandı ve Başkan Trump bunu Almanya'daki ilk geri çekilmenin bir nedeni olarak doğrudan aktardı. Yönetim ayrıca Tomahawk ve Dark Eagle hipersonik füzesi dahil olmak üzere uzun menzilli füze sistemlerini Almanya'ya konuşlandırma yönündeki 2024 kararını da tersine çevirdi.
ABD'nin geri çekilmeleri, Avrupa'nın Washington'a olan köklü askeri bağımlılığını ortaya koyuyor. Ukrayna'daki savaş, kıtanın 155 mm'lik top mermileri ve gelişmiş hava savunma sistemleri gibi kritik silahları hızla üretme konusundaki yetersizliğini vurguladı; savaşın ilk aşamasında Kiev'e tedarik edilen temel silahların büyük çoğunluğunu ABD sağladı. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'ne (CSIS) göre, Almanya ve Birleşik Krallık şu anda Ukrayna'ya yapılan başlıca askeri bağışçılar, ancak temel mühimmat üretim kapasitesi kritik bir eksiklik olmaya devam ediyor.
Durum Avrupalı liderleri alarma geçirdi. Polonya Başbakanı Donald Tusk, Transatlantik İttifakı'na yönelik en büyük tehdidin dışsal değil, "devam eden parçalanması" olduğu konusunda uyardı. Fransa ve Birleşik Krallık bağımsız nükleer caydırıcılara sahip olsa da, kıta büyük ölçüde ABD'nin nükleer şemsiyesine ve geniş konvansiyonel askeri gücüne güveniyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupalı liderlerin "mesajı yüksek ve net bir şekilde duyduklarını" belirterek ve Avrupa'nın ABD olmadan kendini savunabileceği fantezisini kabul ederek bu duyguyu özetledi.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.